Uşak Halılarının Değişik Tipleri
17. yüzyılda aynı madalyonların
kaydırılmış eksenler üzerinde farklı ve ters sıralanması ile bir grup halı
meydana gelmiştir. Halının ortası belirtilmediğinden, bunlarda sonsuzluk daha
belirlidir. Bu grubun evvelce Berlin Müzesinde bulunan en eski ve güzel örneği
son harp'te kaybolmuştur. Fakat bazı benzerleri İstanbul Türk İslam Eserleri
Müzesi'nde olmak üzere bugün 10-25 kadarı tespit edilmiştir.

Yıldızlı Uşak'ların varyantları olan
çeşitli halılar diğer bir grubu meydana getirir. Bunlarda sekiz köşeli
yıldızların iri palmetler halindeki haçvari dört köşesi kesilerek
sadeleştirilmiş, kalan diyagonal köşeler düğümlü geçmelerle birleştirilerek
baklavalar adeta bir çerçeve içine alınmıştır. Londra Victoria and Albert Museum
ve New York Metropolitan Museum' da Dunlardan çok güzel iki örnek vardır.
Yıldızların yerini kartuş şekillerinin aldığı diğer örnek-er bunlardan
geliştirilmiştir.
SPONSOR
Kapadokya Otelleri -
Otel - Uçak Bileti - Antalya
Otelleri - Bodrum
Otelleri
Türk İslam Eserleri Müzesi'nde
küçük boy'da kırmızı zeminli halıda küçük orta madalyon dört köşesinden birer
iri palmet çıkan kare bir çerçeveye alınmıştır, altta ve üstte yarım baklavalar
Uşak için karakteristiktir. Parçalanmış yıldız madalyon ve belirli geometrik
hatlarla bu halı 18. yüzyıla tarihlenebilir.
Karakteristik Çin bulutlu Uşak
bordürleri ile çiçekli ve baklava şemalı diğer bir grup halı, 17. yüzyıla Uşak
bölgesine mal edilir. En karakteristik örneği evvelce Berlin Müzesi'nde iken
savaş sırasında yanmıştır. Daha geç bir örneği Hamburg Kunstgewerbe
Müzesi'ndedir.
Çin bulutlarından meydana
gelen zemin kompozisyonu ile, 17. yüzyıldan nadir iki Uşak halısı İstanbul Türk
ve İslam Eserleri Müzesi'nde başka benzerleri bilinmeyen iki önemli örnektir.
15. yüzyıldan başlayarak Osmanlı sanatında ortaya çıkan Çin bulutu motifi,
özellikle Uşak halılarında çok görülür. Çin bulutu motifinin zemin örneği olarak
kullanıldığı 17. yüzyıldan bir Uşak halısı Türk ve İslam Eserleri Müzesinde
(İbrahim Paşa Sarayı) bulunmaktadır. Çok nadir bir örnek olan bu halıda kırmızı
zemin üzerine kıvrak konturlu açık ve koyu mavi Çin bulutları sekiz uçlu yıldız
etrafında bir baklava şeması meydana getiriyorlar. İnce dalgalı sarı saplar,
boydan boya baklavaları kavrayarak sümbülü andıran sarı çiçeklerle büyük baklava
şeması halinde ahenkli sonsuz örneğe katılıyor.

Aynı müzede diğer nadir bir
halı, devetüyü (buff) zemin üzerine çeşitli renkte bulut motif'lerinin Holbein
şemasına yakın bir sıralamasını gösterir. Burada kırmızı, beyaz, koyu mavi,
yeşil baklava ve sekizgenler, bir sırada baklava, bir sırada sekizgenler halinde
zemin örneğini meydana getiriyor. Gül rozeti çevreleyen yeşil, beyaz, kırmızı
bulut motifleri stilize ejder figürünü andırıyor. Kıvrık dallar üzerine
karşılıklı Rûmi'ler ve karakteristik Uşak bordürü ile bu halı, birçok bakımdan
Türkmen menşeine bağlanır ve 1700'lere tarihlenebilir.
Uşak halılarının değişik
tipleri arasında birbiri üzerine bindirilmiş kırmızı, mavi ve beyaz dairelerden
örnekle 17. yüzyıldan alışılmamış bir parça vardır. Orta ve batı Anadolu sınır
bölgesinde Türkmen ve Yörük halılarını andırıyor. Çifte Rûmiler kıvrık dallı
bordur Uşak tipidir. Beyaz zemin örneği ile iki parça Berlin İslam Sanatı Müzesi
ile İsviçre'de bir koleksiyonda görülür. Kırmızı zeminde mavi palmetler beyaz,
sarı renkte kıvrımlı Rûmiler den bir örnek gösteren diğer halı yarım parça
halinde kalmıştır. Kartuşlu kufiden gelişen dış bordürüyle Holbein tipi
halıların devamı, iç bordürde ise karakteristik Kafkas özelliği taşıyan bu halı
18. yüzyıl başına tarihlendirilebilir. Yine 18. yüzyıldan diğer bir kırmızı
zeminli halı, araları koyu mavi küçük palmet dolgulu sarı renkte iki yandan
kancalı şematik ağaç motiflerinin sıralanmasıyla baklava şeması oluşturan çok
değişik örneklidir. Ağaçlarda çok ince stilize hayvan mücadelesi sahneleri
şematik olarak dolgulanmıştır. 18. yüzyıl sonuna tarihlenen bu halı da yürük
halılarına bağlanabilir.

Dikdörtgen düz
koyu mavi zeminli değişik Uşak halısının 19. yüzyıldan bir benzeri Washington'da
özel koleksiyonda bulunmaktadır. 1979'da Smithsonian Institution sergisinde
Walter Denny tarafından güneydoğu Kafkas halısı olarak yayınlanan bu halı
(247x107 cm.) Uşak halısı ile yakın bağlantılı olup yalnız bordürü değişiktir.
(Washington Anonymous collection) 16. yüzyıl Uşak halısı ile sıkı bağlantı
açıkça kendini göstermektedir.
Baklava şemasında tertiplenmiş çiçeklerle kırmızı zeminli diğer bir Uşak
halısı 17. yüzyıl sonundandır.
Geç devirdeki bu gelişmeler yanında 16. yüzyıldan kalan küçük boyda iki halı
Uşak bölgesinin zengin çeşitlerine katılan diğer örnek'lerdir. Bunlardan
birincisi dikdörtgen biçiminde düz koyu mavi bir zemin olarak sade fakat
orijinal bir örnekle başka benzeri görülmeyen bir halıdır. Sarı zemine kırmızı
olarak geometriğe kaçan kıvrık dallar ve sümbülü andıran stilize çiçeklerle
bordur de çok değişik bir örnektir. Çiçekli ve yapraklı dış bordürden pek az bir
bölüm kalmıştır.
ikinci halı çift nişli bir Uşak tipinde olup ortasında kırmızı zemine mavi
renkte iri oval bir madalyon vardır. Bir tarafı salbekli, içi Rûmi palmet
dolguludur. Pembe zemin üzerine köşe dolguları da stilize çiçeklerle süslüdür.
İri çiçekler ve bulut motifleriyle bordur siyah zeminlidir. (Levha 98)
Beyaz Zeminli Uşak Halıları
Beyaz veya ona yakın açık krem zemin
rengi ile karakteristik iki grup halı Çin bulutlu, palmetli bordürleri,
teknikleri ve birçok özellikleri ile Uşak çevresine bağlanır. Başlangıcı 16. ve
17. yüzyıla giden bu halılar, Kuşlu ve Çintemanili adları ile tanınır. Esas
motifi meydana getiren şekillerin ilk bakışta kuşu andırması yüzünden Kuşlu
denilen halılarda, gerçekte birbiri ile karşılaşan iki yaprak arasında zeminin
çeşitli renginden meydana gelen aldatıcı bir görünüş vardır. Bunlarda Uşak
halılarına zıt geometrik bir düzen görülüyor. Fakat motifler tamamıyla bitki
kaynaklı olup, rozetler ve çiçekler arasındadır.

Kuşlu denen bu halıların
İstanbul ve Konya müzelerinde çok güzel örnekleri olduğu gibi, bunlar dünya
müzelerine ve özel koleksiyonlara da bol sayıda dağılmıştır.
Avrupa tablolarına göre bu
halıların başlangıcı 16. yüzyılın ilk yarısına kadar uzanmakta ve 17. yüzyıl
ortalarına kadar devam etmektedir. Münih kral sarayının Peter Candid tarafından
1587'de yapılan tavan resminde böyle bir kompozisyon vardır. Bundan daha önceki
tarihlerde örnekleri açıkça belirtilmemekle beraber, beyaz zeminli halılara,
envanterlerde 1571 -1572 Arşidük Ferdinand, 1578'de İmparator Maximilian II ve
1545-1568'de Fransa kraliçesi Elisabeth (Philippe ll.'nin eşi)'in terekelerinde
rastlanır. Leningrad Hermitage Galerisi'nde, Alessandro Varotari'nin 1625
yıllarındaki tablolarında, çok doğru, kuşlu halı tasvirleri vardır. Madrid'de
Lazaro koleksiyonun'da masa üzerinde serili kuşlu halı tasviri ile Clouet
okuluna mal edilen resim, tarihsiz olmakla beraber belki eski orijinalin bir
kopyası'dır. Zırh ve miğfer biçimine göre 1560-1570 arasına tarihlendirilebilir.
Bu durumda Kuşlu halıların 16. yüzyılın ilk yarısında başlayıp 17. yüzyıl
ortalarına kadar uzandığını göstermek kabil olmaktadır. Tam ortasında Lemberg
Baş piskoposu (1614-1633 arasında) Jan Andrzej Prochnicki arması ile bir Kuşlu
halı Stockholm Lundgren özel koleksiyonunda bulunmaktadır. Bunların 4 metreyi
aşan büyüklükte olanları yapılmıştır. Transilvania Schaessburg Kili-sesi'nde de
1640 tarihli bir Kuşlu halı bulunmaktadır.

Beyaz zeminli halıların
daha küçük bir grubunda çintemani adı verilen, aslında 3 pars benekli ve 2
kaplan çizgili örnek, mavi, kırmızı, sarı renklerle bütün zeminde
tekrarlanmaktadır. Osmanlı hükümdarlarının 16. ve 17. yüzyıllarda aynı motifli
kumaşlardan kaftanları vardır. Bir kısmı büyük ölçüde yapılan bu halı'larda
İstanbul ve Konya müzelerinde ilgi çeki'ci örnekler olduğu gibi, Floransa'da
Museo Bardini, New York Metropolitan Museum, Philadelphia Müzesi'nde ve çeşitli
özel koleksiyonlarda da örnekleri bulunmaktadır. Aynı örnekte, fakat kırmızı
zemin üzerine sarı kap'lan çizgisi ve lacivert pars benekleri ile çok geniş
bordürlü büyük bir halı İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde
bulunmaktadır. Bu halı 16. yüzyıl sonlarından kalmadır. Türk ve İslam Eserleri
Müzesi'nde bu motifin değişik şeklini gösteren 18. yüzyıldan uzun bir Uşak
halısı ise, kahverengi bir zemin üzerine mavi kancalı kırmızı ve sarı dolgulu
tek kaplan çizgisi ile, ortası sarı kırmızı üç beyaz pars beneğinden ibaret bir
örnek gösteriyor. Kaplan çizgisi alttan üstten çıkan dörder kolla adeta bir
böceği andırıyor. Geniş bordur sarı zemin üzerine mavi renkte kalın köşeli
kıvrık daldan çıkan stilize lale, karanfil, nar ve sümbüllerle uzun kenarın
birer ucunda çok stilize ikişer küçük hayvan figürü göstermektedir. Zeminde
kullanılan tabii kahverengi yün zamanla aşınmıştır.

Aynı müzeden küçük boyda diğer bir beyaz zeminli halı, 1. tip
Holbein halılarından gelişen bir örnek gösteriyor. Karelere bölünmüş zeminden
her karenin ortasına kırmızı birer rozet çiçeği yerleştirilmiş, köşelerdeki koyu
mavi çeyrek baklavaların dördü bir bütün baklava meydana getirmiştir. Motifler
ince kollarla birbirine bağlanmıştır, iri Çin bulutları ve örgü motiflerle
karakteristik bordur, Çin bulutları arasına zemindeki rozet çiçekleri
yerleştirilerek zenginleştirilmiştir.
Bu halı 17. yüzyıl sonlarına tarihlendirilebilir.
Vakıflar Halı Müzesi'nde koyu mavi zemin üzerine kırmızı
olarak üç pars beneği ve çift kaplan çizgisi ile post motifli halı bunların 19.
yüzyılda da devamını gösterir. Yalnız burada post örneği zeminin ortasına
yerleştirilen ve ahengi bozan bir madalyonla karıştırılmıştır. Geometriğe kaçan
bordur şekli de geç devre işaret etmektedir.
16. yüzyıldan 18. yüzyıl sonuna kadar Anadolu halılarının
ikinci parlak devrini meydana getiren Uşak halıları, 18. yüzyıl sonunda
bozulmaya ve gerilemeye başlamıştır. Bununla beraber, bazı tiplerin çok bozulmuş
örnekleri zamanımıza kadar yaşamıştır.
Bergama Halıları
Holbein halılarının III. ve IV. tiplerinden gelişen Bergama halılarında
geometrik desenler ve kuvvetle üsluplanarak geometrik şemaya uydurulmuş bitki
motifleri görülür. Bunların en önemli tiplerinden biri, halı zeminini enine
dolduran iki veya üç çeşit karenin üst üste sıralanmasını gösterir. Karelerin
ortasına sekizgenler, bazen altıgen yerleştirilmiş, köşeler üçgenlerle
doldurulmuştur.
Diğer bir tip, orta'daki esas motif olan sekizgenin etrafında
küçük sekizgenlerin gruplaşmasını gösterir. Gelişmede sekizgenlerin etrafındaki
kare veya dikdörtgen çerçeve ortadan kalkmakla beraber, daha sonra kare
çerçeveler tekrar görülmüş ve aralarına stilize hayvan figürleri
yerleştirilmiştir. Yıldız veya kare biçiminde motifler de vardır.
En eskileri 16. yüzyıldan kalmış olan Bergama halıları, Selçuklu halılarının
birçok motif'lerini ve kufi bordürlerini günümüze kadar yaşatmışlardır. Devetüyü
sarısı, tabii beyaz, iki kırmızı, mavi, ceviz yeşili, kahverengi ile iki renk
tonunun yan yana kullanılması, Selçuklu renkleri geleneğinin devamıdır.

Geometrik motifler yanında, kuvvetle üslup lanmış bitki
motifleri de geometrik düzene uymakla beraber bordürlerde ve 19. yüzyıldan
sonraki halılarda natüralist çiçek ve yaprak motifleri görülür.
18. yüzyıl örneklerinde dolgu motifi olarak tekrar ortaya
çıkan küçük hayvan figürleri Bergama halılarının hayvan motifli halılar ile
bağlantısını açıkça belli eder.
Saray halilari